Küçük Bir Adada Evlenmek

Küçük Bir Adada Evlenmek

Hayalim küçük bir adada evlenmekti benim.

Arka planda yalnızca uçsuz bucaksız masmavi bir deniz ve tertemiz bir gökyüzü. Adanın tepesinden aşağı bakan tüm evler taştan ve bembeyaz. Gelinliğim ve duvağım rüzgârda uçuştukça evlerin beyaz rengine karışıyor sanki ve denizin maviliğine beyaz bir şerit çekiyor.

Mavi pencere ve çatılı taş evlerin arasından geçiyoruz. Gelinliğimin eteğini hafifçe kaldırarak taş merdivenlerden tepeye düğünün yapılacağı yere çıkıyoruz el ele. Şu zamana kadar çıktığım en zor merdiven. Güneş ne kadar yakıcı olsa da ben titriyorum heyecandan. Arka fonda neşeli bir rum müziği çalıyor. Sözlerini anlamadığından ne kadar yabancı olsa da bir o kadar tanıdık geliyor melodi.

Geldik en tepedeyiz şimdi. Yüzler hep tanıdık ama farklı bir ruh hali var. En içten kahkahalar, en duygulu bakışlar. Daha sıkı tutuyorum elini. Masmavi gökyüzüne bakıyorum. Derin bir nefes alıyorum heyecanımı yatıştırmak için. Denizin kokusu geliyor, çiçek kokularıyla karışmış.

Herkesin gözü bizim üzerimizde. Öğleden sonra olmasına rağmen güneşin yakıcılığı henüz gitmemiş. Deniz en güzel rengini bu ana saklamış gibi ışıl ışıl yanıyor güneşin ışıklarıyla. Hafif bir rüzgâr esiyor ve yüzüme yapışmış birkaç teli de uçurarak ortama tatlı bir serinlik katıyor. Gülümsüyorum ve bakışlarını üzerinde hissediyorum. Daha sıkı tutuyorum elini. Sanki bundan sonra hergün tutacakmış gibi değil de birdaha hiç tutamayacakmış gibi. Öyle sıkı. Şöyle bir etrafıma bakıyorum. Burası Santorini! Ve sayenizde ben hayalimi gerçekleştirdim…