DÜĞÜN HİKAYELERİMİZ: Toskana

DÜĞÜN HİKAYELERİMİZ: Toskana

Destinasyon: TOSKANA

Tarih: 17–19 Haziran 2011

Çiftimiz: Tuba&Bora

Tema: Tarihi Villa & Kır Düğünü

 Tuba ve Bora bizim ilk göz ağrımız, yurt dışında ilk düğün organizasyonumuz.

Bu yüzden bizim için çok özel bir çift.

Gelinimiz daha ilk günden itibaren düğünü bir orkestra şefi gibi yönetti ve şekillendirdi. Ne istediğini bilen, seçimlerinde net olan, destinasyonlarla temaları örtüştürebilen gerçek bir profesyoneldi.

Daha ilk görüşmemizde Toskana için karar verilmişti. Geriye mekanı seçmek kalıyordu. Kapsamlı bir araştırma ve yazışmalara başladık. Seçim yaparken nelerin önemli olduğu konusunda uzlaştık.

Düğün tarihi, yol ve hava durumu, mekanın havaalanına olan uzaklığı, sadece bize ait olması, oda sayısı gibi kriterleri göz önünde bulundurarak 3 hafta süren bir çalışma süresi belirledik. Sonunda final listeyi oluşturduk ve mekanların hepsinden randevularımızı aldık. Gelinimizle birlikte Şubat ayında Toskana yollarına düştük.

Önce Roma’ya uçtuk ve sonrasında trenle Floransa’ya geçtik. Kiralık arabamızı teslim aldıktan sonra aday otellerimizden birinde konaklamak üzere yola çıktık. Şubat ayı olduğu için bölgede kış yaşanıyordu ve hayalimizdeki uçsuz bucaksız yeşillikler ve terakota rengi vadiler yoktu. Ancak yine de tarihi villanın ihtişamı ilk görüşte bizi etkilemişti.

toskana-dugunu-2

Sonraki 3 gün boyunca listemizdeki mekanları gezmeye devam ettik. Akşamları Floransa’ya gittik, keyifli yemekler yedik. Dolu dolu ve yorucu geçen 3 günden sonra dönüş yolunda aklımda Toskana, gözümün önünde 4 ay sonra gerçekleşecek düğünden kareler ve not defterimde daha sonra çiftimizin web sitesinin ana sayfasında yer alacak kısa bir giriş yazısı vardı.

Bundan sonra her şey çok hızlı gelişti. Tuba davetlilerin listesini oluşturmakla meşgulken, biz de uçak ve otel rezervasyonları, vize işlemleri gibi operasyonel detaylarla ilgilenmeye başladık. Bir yandan da misafirlere Toskana bölgesinde yapabilecekleri aktiviteler ve civar kasabalara günü birlik turlar organize ettik. Web sitesi yavaş yavaş oluşurken, programların ve aktivitelerin girişini yaptık. Kimileri şarap tadımını tercih etti, kimileri yakındaki outlet’te alışveriş yapmayı tercih etti. Büyük bir kısım ise Floransa’ya günü birlik ziyaret yaptı.

İtalya tarafındaki hazırlıklar da bir yandan ilerliyordu. Sonradan Türkiye temsilcisi olacağımız Nozze e Dintorni firmasıyla ilk çalışmamızı yürütüyorduk. Gelinimiz her detayla ilgilendi. Çiçekler, masa düzeni, oturma düzeni, kokteyl, after-party süslemeleri ve oturma bölümü, dilek ağacı, şampanya bardakları, pasta, şeker köşesi tüm seçimler mükemmel oldu. Toskana’nın ruhuna uygun, abartısız, doğanın ön planda olduğu, sade ama şık, mor ortancalar ve mekanın doğasına uyumlu renkler ve temaların kullanıldığı bir ambians yaratıldı.

Müzik için Türkiye’den Can Hatipoğlu bize eşlik etti. Fotoğraf ve video ekibi de Türkiye’den geldi. Saç ve makyaj için İtalyan bir ekiple anlaştık. Menü ve şarap seçimini yaptıktan sonra işi mekanın mutfağına bıraktık. Zaten keşif gezimizde yemek tadımını da yapmıştık. Yavaş yavaş tüm detayları tamamladıktan sonra bu muhteşem hafta sonu için yola çıkma zamanı gelmişti.

Ufak bir ekip önden gittik ve tüm kontrolleri yaptık. Bizden 2 gün sonra tüm misafirleri havaalanında karşıladık ve öğle saatlerinde mekana vardılar. Onları kapıda gelin ve damat şampanyalarla karşıladı. Otelde check-in işlemleri sürerken misafirler içkilerinden keyifli yudumlar aldılar. Kimileri odalarına çekilip dinlendi, diğerleri göl manzarasına karşı “aperativo” keyfi yaptı. Tüm mekan bize ait olduğu için, her köşede tanıdık bir yüz, sıcak sohbetler ve gülen suratlar vardı.

toskana-dugunu-3

İlk gece “welcome party” DJ Can Hatipoğlu ile başladı. Gelin ve damat misafirleri bir kez daha karşıladılar ve eğlenceye ortak oldular. İtalyan mutfağından atıştırmalıklar, şarap, peynir ve gurme lezzetlerle zenginleşen gece dans ve kahkaha ile devam etti.

Ertesi gün hepimiz çok heyecanlı uyandık. Misafirler farklı programlarla Toskana’nın keyfini çıkartırken, Nozze e Dintorni firması hummalı bir çalışmaya başlamıştı. Bir yandan çiçekler taşınıyor, bahçeye ayrı bir oturma grubu kuruluyor, detaylar ince ince işleniyordu. Kokteyl, yemek ve after-party alanları teker teker düzenlenmeye başladı. Bu sırada güneş geri çekildi ve hafif bir rüzgar çıktı. Bu hepimizi korkuttu çünkü tüm düzen açık hava için hazırlanmıştı. Mekan yöneticisi durumun riskli olduğunu ve yağmur yağabileceğini söylerken, biz pozitif düşünmeye devam ettik ve her şeye kaldığı yerden devam ettik.

Bu sırada gelin ve damat hazırlandı ve misafirler ortaya çıkmadan fotoğraf çekimine başladılar. Tarih kokan mekanlarda düğün yapmanın güzelliği fotoğraflar için ayrıca bir ortam yaratmaya gerek duyulmamasıdır. Fotoğraflarınız arka planla birlikte kartpostal gibi olur.

Kokteyl saati yaklaştıkça, misafirler bahçede yerlerini almaya başladı. Prosecco ve canlı müzik eşliğinde güneşin batışını izlerken gelinle damat merdivenlerin başında görüldüler. Giriş şarkısıyla birlikte merdivenlerden aşağı inerken, alkış sesleri duyulmaya başlandı. Çiftimiz ilk danslarını yaptıktan sonra masalara doğru geçildi ve gece başladı.

Damat misafirlere teşekkür konuşmasını yaptıktan sonra yemek canlı müzik eşliğinde keyifli devam etti.

Pasta kesiminden sonra mumlarla süslenmiş romantik bir patikadan geçerek parti mekanına dönüştürülmüş şapele vardık.

Dans pistine shotlar, şampanyalar gelirken misafirler Can Hatipoğlu’nun şarkılarıyla eğlenceye devam ettiler. Gecenin sonuna doğru herkese tatlı bir yorgunluk çöktü. Şapelin hemen dışındaki bahçeye kurulmuş lounge bölümünde şekerlerin tadına bakarken, bir yandan gelin ve damat için dilek ağacına notlar yazıldı. Bu muhteşem gece böylece sona erdi.

toskana-dugunu-4